Tarihçi Lawrence Samuel, sosyal gelişimi, “fütürizmin aşil tendonu” olarak tanımlıyor. Fütüristler kitaplarında, makalelerinde veya bilim kurgu filmleri gibi birçok farklı bilgi ile vizyon aktarım araçlarında geleceğe dair öngörülerde bulunuyor. Mobil telefonlar gibi birçok teknolojik gelişmenin hayatımıza gireceğini, on yıllar öncesinden başarıyla öngördüler. Ancak “kadının çalışma hayatı ve istihdamdaki yeri” konusunda tutarlı bir öngörüde bulunamadılar.

“Tarihi değişimleri ateşleyen teknoloji değil, düşüncedir” diyen tarihçi ve düşünür Arnold Toynbee, teknolojinin değişim gücünün çoğu zaman beklenti ve öngörüleri karşılamadığını vurguluyor. Örneğin, akıllı telefonların “mesafenin ölümünü” gerçekleştirmediğini ve aksine şehirleşme ivmesini artırdığını savunuyor. Sosyolog Nina Hansen ve Tom Postmes göre dönemin fütüristleri, “çamaşır makinesinin, orta sınıf mensubu ev kadınlarının ev işlerinde daha zaman harcamalarını sağlayacağını ve dolayısıyla kadınları özgürleştireceğini” savunuyordu. Ancak öngörülen olmadı. Çamaşır makinesi ve yarattığı daha fazla zaman, feminizmi ateşlemedi. Aksine ev kadınlarının ev içindeki rolünü değiştirerek, “hizmetçilerin üstlenmesi gereken görevleri” daha fazla üstlenmek zorunda kalmalarına yol açtı.

Tom Vanderbilt, Nautilus’ta yazdığı makalede kadının istihdam ve çalışma hayatındaki yerinden yola çıkarak, teknolojinin etkisi ve fütüristlerin öngörülerini sorguluyor.

Keyifli okumalar,